Biyolojik Fonsiyonlar Yönünden Rasyon Düzenlemeleri

Farklı besin kaynakları, kanatlıların büyümesinde, üremesinde, yumurta üretiminde, bağışıklıkları üzerinde ve çeşitli çevresel stres faktörlere adaptasyonunda farklı etkilere sahiplerdir.

  • Beslenme ve Fertilite 

Fertilite beslenmeden indirekt olarak etkilenebilir ve eğer yumurtada belirgin besin kaybı olduysa fertil yumurtadan civciv çıkışı başarısızlıkla sonuçlanabilir. Beslenmenin yanında yumurtaların toplanması, depolanması gibi süreçlerdeki şartlar da önemlidir. Yaşa bağlı fertilite oranında düşüşler görüldüğünde ve de üretimin pik noktası sonrasında meydana gelen günlük firelerde beslenme ile canlı ağırlığın kontrolü ilk yönetim stratejisi olarak belirlenmelidir. 

  • Beslenme ve yumurta üretimi

Diyetteki protein seviyesi, yumurta üretiminde ve ağırlığında belirleyici bir faktördür. Aynı zamanda yumurtlama performansında benzer etkilere sahiptir. Bu etkinin, yumurta sarısındaki albüminin şekillenmesinde ve yumurta genişliği ve ağırlığında artışta rol oynayan östrojen metabolizmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. 

Lif gibi diğer besin kaynakları yumurtalardaki fermantasyonu etkileyebilir. Lif kaynaklarındaki farklılığın yumurta sarısını etkilediği bilinir. Mısır ilavesinde pek çok tüketicinin de tercih ettiği üzere daha kızıl bir renk oluşumu gözlenir. Mısır içindeki yüksek seviyelerdeki ksantofiller, yumurta sarısının renklenmesinde primer etkiye sahiptir.

Beslenme aynı zamanda yumurta kabuğunun şekillenmesinde de önemli bir faktördür. Rasyondaki kalsiyum konsantrasyonu, kabuğun şekillenmesinde rol alan en büyük faktör olarak kabul edilir. 

  • Beslenme ve Bağışıklık

Kanatlılarda meydana gelen pek çok salgınlar mikrobiyal ajanların değişim göstermesinden kaynaklanır. Bu vakaların her birinde mevcut koşullara göre özel olarak beslenme programı düzenlenmelidir. Koksidiyozun yaygın olduğu zamanlarda rasyondaki protein ilavesi azaltılmış olmalıdır. Eğer protein yüksek seviyelerden tutulursa, kısa bağırsakta tripsin enzim aktivitesi daha fazla artar. Bu da coccidianın oositlerinin salınımını hızlandırır ve aşılamaya daha az duyarlı hale gelirler. Benzer olarak kalsiyum ilavesi de tripsin aktivitesini arttıracağından azaltılmalıdır. 

  • Yemleme zamanı 

Isı stresinin besin alımı ve yararlanımının üzerindeki etkilerinin azaltılmasında etkili olan bir diğer faktör beslenme zamanıdır. Rasyonun büyük bir kısmı sabahın erken saatlerinde ya da akşam geç vakitlerde daha serin bir zaman diliminde gerçekleşecek şekilde yemleme yapılmalıdır. Broilerler yumurtacı tavuklarına göre beslenme zamanına daha duyarlıdır. Yemleme zamanındaki düzenleme ile Broilerlerdeki ısı stresinin neden olabileceği pek çok problemin önüne geçilebilir.

  • Yüksek rakıma adaptasyon 

Yüksek rakımdaki tavuklar için rasyona E vitamini gibi antioksidanlar katılması gerekir. Bu azalmış parsiyal oksijen basıncı, artan ultra viole ışık, artan metabolizma gibi oksidatif basıncın neden olduğu stres faktörlerini düzenler. 

Vitaminlerin hemopoetik organları ve eritropoezisi etkilemesi sonucunda kan değerlerinde değişim görülür ve artan RBC ve Hb seviyeleri ile yüksek rakıma adaptasyon sağlanır. 

  • Enerji salınımı

Tiamin, riboflavin, ve niasin gibi B vitaminleri, enerji salınımı ile performansın gelişmesine katkı sağladığı gibi yüksek rakım stresi altındaki düşük enerji alımını dengeler. Aynı zamanda atmosferik basıncın düşük olduğu bölgelerde yeterli miktarda demir ilavesinin yapılması kanın oksijen taşıma kapasitesini ve hücreler tarafından kullanımını artırır. Tahıl ve baklagillerin beslenmede bilinçsiz kullanımı ile demirin emilimi ve yararlanımı zayıflar. Besinlerde hayvansal protein kaynaklarının en az 80 mg olarak belirlenmesi ve her üretim safhasına göre enerji kaynaklarının optimal koşullarda ayarlanması gerekir.