Kolostrumu Bakterilerden Arındırmanın Yolları

Buzağıların hayatlarına uygun koşullarda başlayıp, sağlıklı bir şekilde sürdürebilmelerinde, kolostrumdaki zararlı bakteri sayısının minimize edilmesinin anahtar rolü vardır.

Bakteriyel üremenin önlenmesinin yanı sıra kolostrumda bulunan immunoglobülinler, vitaminler ve laktoferrinlerin de niteliklerini kaybetmeden korunmaları için buzdolabında muhafaza edilmelidirler. 

Kolostrumda yüksek sayıda zararlı bakteri olması, buzağı sağlığı açısından son derece kötüdür. Çiftlik çevresi, kolostrumun bakteriyel kontaminasyonunu minimize edebilmek için zor bir yerdir. 

Kolostrumdaki zararlı bakteri sayısını en aza indirmek için; 

  1. Meme başlarını bir kap içerisinde temizleyin. Bunun genellikle iki basamakta yapılması tavsiye edilmektedir. Fırçalama ve daldırma işlemi. Bu işlemler sırasında doku kaybının olmamasına dikkat edilmelidir. Sonrasında ise temiz bir havlu ile silmek, meme başlarını solüsyona yeniden daldırmak ve 30 saniye beklemek gerekir. 
  2. Süt toplama tanklarını kapak, valf ve contaları da dahil olmak üzere temizleyin. Bu işlem için, ılık bir durulama suyu, fırçalamak için sıcak klorlu deterjan solüsyonu, durulamak için asidik karakterli bir solüsyon ve kurulamak için gerekli materyalin bulundurulması gerekmektedir. Daha iyi sonuç elde etmek için, süt toplama tanklarını klorin solüsyonu ile yıkamadan önce çok sıcak bir su ile durulamak gerekir. 
  3. Kolostrumun toplandığı süt kaplarının, aynı süt tanklarında söz konusu olduğu gibi temizlenmesi gerekmektedir. Bu toplama kaplarının her kullanım sonrası temizlenmesi ve yeniden kullanmadan önce sanitasyonu gerekmektedir.
  4. Eğer süt toplama tankları ve kovalar sağım odasında ise, kapağının her kullanımdan önce ve sonra temizlenmesi gerekir. Çünkü dışkının çok küçük miktarları dahi kolostrumun 10 milyondan fazla bakteri ile bulaşmasına neden olabilmektedir. 
  5. Buzağıyı mümkün olduğunca çabuk bir şekilde kolostrumla beslemek gereklidir. Toplandıktan sonraki 1,5 saat içerisinde buzağıya verilmelidir. Bakteriler için kolostrum, büyüyebilecekleri yeni bir besiyeridir. Bu besiyerinde büyümek ve çoğalabilmek için organize olabilecekleri bir süre gereklidir. Bu periyod, durağan faz olarak adlandırılır ve genellikle 1,5 saat kadar sürer. Eğer buzağıya kolostrumu bu süreden daha önce verirsek, kolostrumda mevcut bulunan bakteriden daha fazlasını vermemiş oluruz. Bakteriler, sayılarını 35 °C’de her 20 dakikada bir ikiye katlamaktadır. İlk kontaminasyonda sayıları 5,000 cfu/ml olan bakteriler, sadece iki saatin içerisinde sayılarını 320.000’e çıkarmaktadırlar. Dolayısıyla buzağı ne kadar kısa sürede beslenirse o kadar iyi olur.
  6. İnekler, genellikle yavrularının ihtiyacı olandan fazlasını üretmektedirler. Söz konusu bu durumda kolostruma ihtiyaç halinde, diğer buzağılara verilebilmesi için saklanabilir. Ayrıca bazı zamanlarda kolostrumu kaliteli olmayan ineklerin yavrularına da yüksek kalitede kolostrum temin edebilmek amacıyla ağız sütünün saklanabilir. Saklamada dondurma veya ekşitilme gibi yöntemler kullanılır. Özellikle havanın sıcak olduğu dönemlerde bakteriyel üremenin önüne geçilmesi için sütün muhafazası son derece önemlidir. Bakteriyel üremenin yanı sıra; kolostrumda bulunan immunoglobülinlerin, niteliklerini kaybetmeden korunmaları için buzdolabında muhafaza edilmeleri gerekmektedir. Kolostrum, uygun bir kapta buzdolabı içerisinde bir hafta süre ile muhafaza edilebilir. Uzun süreli depolamada ise dondurma işlemi en iyi seçenektir. Eğer saklanacaksa, kolostrumun çabuk bir şekilde ve ilk toplandığı dakikadan sonraki yarım saat içerisinde sıcaklığının 16°C’ye kadar soğutulması gerekmektedir. Kolostrum içerisindeki bakterilerden bir sonraki jenerasyonun oluşmaması için, ağız sütünün 35°C’de 20 dakika ve 16°C’de 150 dakika kadar bir süresi vardır. Kolostrumun etkili bir şekilde soğutulması, bakteriyel kontrolün anahtarıdır. Etkili olarak uygulanabilen birçok soğutma metodu vardır. Bunlardan bir tanesi; kolostrumun transfer edildiği yaklaşık 5 litrelik bir kabın içerisinde buz olan bir suya oturtulmasıdır. Bu şekilde yapılan soğutmada, söz konusu miktarlarda süt 16 °C’ye 1,5 saatten önce inmektedir. Soğutma yapılmadan önce, kolostrumun konulacağı kap, buzdolabı veya dondurucu içerisinde bir süre ön soğutmaya tabi kalabilir. Diğer bir uygulama ise buzdan dondurulmuş şişelerdir. Bazı çiftliklerde boş plastik su, süt veya meyve suyu şişeleri kullanılır ve bu şişelerin ¾’ leri su ile doldurulur. İçlerinde su donan temiz şişeler, taze kolostrumun bulunduğu konteynerın içerisine konur. İçerisine konacak buz miktarı, bir galon süt için 2 litrelik buz kalıbı şeklinde ayarlanmalıdır. Bu oranlarda kullanıldığında konteynerın boyutu ne olursa olsun içerisindeki kolostrum 1,5 saatten önce 16 °C’nin altına inecektir. 
  7. Besleme yapılacak kabın temizlenmesi ve kolostrumun saklanması ayrıca çok önemlidir. Bu noktada; sağım kaplarının düzenli olarak temizlenmesi ve bakteri yüklerinin minimize edilmesi gerekir. Kullanılan ekipmanların temizlendikten sonra sanite edici bir sıvı ile durulanması, bakterilerin süte karışarak üremesini büyük oranda engelleyecektir. Tüm ekipmanlar sıcak klorin solüsyonu ile durulanıyorken özefagial besleme tüpünün durulanmasına özel bir dikkat göstermek gereklidir. Bu ekipmanların birçoğu ayrıntılı olarak dikkatlice fırçalanmalıdır. Bu noktada bakterilerin yeniden üremesinin engellenebilmesi için iki kullanım arasında ekipmanların potansiyel bakteri kaynağı olabilecek bölgelerinin dikkatle temizlenmesi gerekmektedir. Sıcak kuvvetli klorin solüsyonu ile durulamak bakteriler üzerine direkt öldürücü etki yapmaz, fakat durulama suyu bol olarak kullanılırsa düşük bir dilüsyon ile kontaminasyon riski azaltılabilir.
  8. Kolostrumu uygun sıcaklıkta vererek buzağı tarafından alınması teşvik edilmelidir. Amacımız kolostrum soğutucudan çıktığı andan itibaren 1,5 saat içerisinde buzağının içmesini sağlamaktır.