Australis ile Kültür Balıkçılığı Üzerine

Burak Pelit: Australis Aquaculture kimdir? Biraz kendinizden bahseder misiniz? 

Jonathan Daen: Australis, Asya Deniz Levreği olarak da adlandırılan Barramundi üretiminde dünya lideridir. Şirketimiz, 2004 yılında kuruldu ve biri Amerika’da, diğeri Vietnam’da olmak üzere iki balık çiftliği bulunmaktadır. Amerika’da bulunan tesis kapalı devre karada üretim yaparken Vietnam’daki açık denizde üretim yapılmaktadır. Kuruluşumuzdan bu yana; Amerika, Kanada, Singapur ve Avustralya’da perakendeciler ve yemek hizmeti veren firmalar ile güçlü müşteri ilişkileri inşa etmiş bulunmaktayız. Barramundi’ye olan ilginin artmasıyla doğru orantılı olarak; biz de talepleri karşılamak adına üretimi arttırıyoruz.

Burak Pelit: Australis Aquaculture LLC olarak siz de akuakültür ile ilgileniyorsunuz. Ürünleriniz ve üretim prosesiniz ile ilgili bilgi paylaşır mısınız? 

Jonathan Daen: Australis olarak bizler,  Kuzey Amerika’da biz üretimine geçene kadar pek bilinmeyen Barramundi üretimi yapıyoruz. Şeflere, müşterilere ve diğer paydaşlarımıza bu balığın hikayesini anlatmak, tanıtımını yapmak ve onlar üzerinde farkındalık yaratmak için çok emek harcadık. 10 yıldan uzun süren bir çalışmanın ardından, farkındalık ve talep önemli oranda arttı. 

Çok lezzetli bir balık olmasına ek olarak, Barramundi’yi olabildiğince sürdürülebilir hale getirmek için çok çaba harcadık. Üretim süreçlerimize pek çok stratejiyi adapte ettik -  balık unu ve balık yağı kullanımını düşüren özel yem formülleri, düşük yoğunlukta stoklama, açık denizdeki kafeslere transfer edilmeden önce önbesideki yavru balıkların kıyıda bakımının yaygınlaştırılması, bunlardan bazıları olarak sayılabilir. Çiftliklerimizin her ikisi de ‘Monterey Bay Aquarium’s Seafood Watch’ programından en yüksek puanı (‘Green’ ya da ‘Best Choice’) almıştır. Ayrıca BAP ve GlobalGap sertifikalarına sahibiz. 

Üretim süreçlerimizden, karada kapalı devre akuakültür sistemlerinde (ABD’de %100 ve Vietnam’daki yavru üretimi için) ve hasat boyuna ulaşmak için geniş açık deniz kafeslerinde faydalanılmaktadır. Bu yaklaşım bize balık sağlığı, büyümesi ve kalitesi üzerinde kapsamlı kontrol olanağı sağlamaktadır. 

Burak Pelit: Amerika’ daki su ürünleri pazarı ile ilgili neler söylemek istersiniz? 

Jonathan Daen: Amerika’da su ürünleri pazarı çok büyük ancak çok ta geleneksel. Çoğu Amerikalı tüketici evde balık pişirmek konusunda isteksiz. Dolayısıyla tüketimin büyük kısmı yemek hizmeti veren yerlerde gerçekleşiyor. Amerikalıların çoğu derili fileto ya da bütün balık yerine derisiz filetoyu tercih etmektedir. Diğer ülkeler ile karşılaştırıldığında çok fazla deniz ürünü tüketmiyoruz. Karides tüketimi toplam tüketilen miktarın yaklaşık % 25’ini oluşturuyor, bazı diğer türler (Somon, Tuna, Tilapia, Alaska Pollock, Pangasius, Morina ve Yayınbalığı) de tüketimin geri kalanını oluşturuyor. Australis’in bulunduğu Kuzeydoğu’da Pazar morina, haddock ve somon tarafından domine edilmektedir. Bununla birlikte, Y kuşağı ve gurme kesimin, evde yemek pişirme, etnik yemek hazırlama biçimleri, sürdürülebilirlik ve daha az bilinen balıkların hikayelerine olan ilgisi artmakta.  Bu durum, barramundi ve levrek gibi türler için hem perakende hem de yemek hizmeti/restoran kanallarında mütevazi ancak anlamlı pazar fırsatları yaratacaktır. 

Burak Pelit: Çamlı/Pınar ile 2 yıldır işbirliği içerisindesiniz. Bu işbirliği nasıl başladı ve bugüne kadar nasıl gelişti? 

Jonathan Daen: Bir süre önce müşterilerimize Barramundi’ den başka seçtiğimiz bazı balık türlerini sunmaya başladık. Bu durum gelişerek işimizin önemli bir parçası haline geldi. Müşterilerimiz onlara yüksek kalitede, özgün ve az bulunur ürünler verdiğimiz için bize güvendi. 

Birçok Türk ve Yunan üretici ile çalıştık ve yıllar içinde levrek/çipura için artan üretim rakamlarını gözlemledik. Üretici firmalar ile doğrudan çalışmayı seviyoruz ve kalite, tutarlılık ve müşteri hizmetleri bakımından Çamlı/Pınar ile çalışıyor olmaktan çok mutluyuz. Önemli üreticilerin birçoğuna ulaşabiliyoruz ve Çamlı’nın ABD pazarını anlamaya ve ürünleri için pazarı büyütmeye kendini adadığına inanıyoruz. 

Burak Pelit: Kültür Balıkçılığı sektörünün genel durumu hakkında neler söylemek istersiniz? Gelecekte karşılaşılması olası trendler nelerdir?

Jonathan Daen: Pazarda kültür balığı türleri gittikçe daha fazla kabul görmekte. Ancak tüketicilerin çiftlik balığı ile ilgili halen bazı endişeleri var ve şefler de genellikle çiftlikte yetişen ürünleri tanıtmakta gönülsüz davranıyor. Bu balıkların tam olarak kabul görmesi için çok daha fazla eğitim ihtiyacı var. Eğitim ve yüksek kalitede istikrarlı ürün, bu savaşın kazanılması için sektörün en önemli araçları olacak. 

Sertifikalar da alıcıların ve tüketicilerin satın alma kararlarını belirlemelerinde yardımcı olmakta ve bunun giderek daha önemli hale geldiğini görmekteyiz. Monterey Bay Seafood Watch, BAP, GlobalGAP, ASC ve diğerleri standartları getirmektedir. Bu standartları birbirine uyumlu hale getirme çalışmaları, denetimlerin getirdiği yük sebebiyle sektöre, alıcılar ve tüketiciler açısından da hangi standartların kendileri için önemli olan uygulamaları yansıttığını anlamaları açısından faydalı olacaktır. 

Levrek gibi daha az bilinen balık türlerinin bazılarında giderek artan bir metalaşma görüyoruz. Toplam üretimdeki hızlı artış nedeniyle, daha önce göreceli olarak az miktarda ürün yüksek fiyata bulunabilirken, şu anda yüksek rekabetin olduğu bir ortamda düşük kar marjları ile sunulur hale gelmiştir. Bu durum, tüketicilerin yararına olsa da, üreticilerin ve dağıtıcıların üzerinde baskı oluşturmaktadır. 

Akuakültür ürünlerinin dünya insanlarını beslemek için gerekli olduğu ve çiftlik balığı için dünya çapında artan bir talep göreceğimiz şüphesizdir. Bu sektörün bir parçası olmaktan heyecan duyuyoruz.