Dikkat Koksidiyosiz!

Koksidiyozis özellikle ahır şartlarında barındırılan, 2-4 aylık buzağılarda, genellikle ilkbahar-kış aylarında ortaya çıkan bir enfeksiyondur. Buzağı ve kuzularda yeni doğan ishali ve düşük gelişim oranlarının temel sebebi olarak bilinir. Akciğer iltihabı gibi diğer enfeksiyonlara duyarlılığı artırır. Buzağılarda enfeksiyon riski yıl boyu sürer, genç kuzularda ise özellikle ilkbahar mevsiminde yaygındır. Ayrıca sürü sağlığı için önemli derecede tehdit oluşturur.

Hayvanlar koksidiyalarla çok genç yaşlarda karşılaşır. Buzağı ve kuzular ağız yoluyla enfekte olarak, etkeni kontamine hayvanların memelerinden emerek (özellikle etçi sığırlarda) veya kirli yataklık, duvar ve otlaklardan alabilirler.

Çiftlik hayvan yetiştiricileri koksidiyaların bulunduğu çevrelerde tekrar eden enfeksiyonlarla karşı karşıya kalırlar ve bu durum yalnızca buzağılar ve kuzular tarafından dışkı yoluyla değil, aynı zamanda annelerinden kazandıkları bağışıklık sistemi sebebiyle de meydana gelir. Gıda kaynaklarının kötü hal ve durumlarda olması, tüm sütün yalnızca günde bir kez verilerek hızlı sindirilmesi, tuzların eksikliği gibi durumlarda belirtiler artar. Bu tarzda eksikliklerle karşı karşıya kalındığında buzağı ve kuzular çevrelerindeki objeleri emmeye ve yemeye çalışarak etkenle enfekte olurlar.

Yaş, bu hastalıkta en temel risk faktörüdür. Yaşamın ilk haftasında, buzağı ve kuzular annelerinden aldıkları ağız sütü vasıtasıyla pasif bağışıklık geliştirerek korunurlar. Ancak, eğer yeni doğan hayvan ağız sütünü yeterli oranda almadıysa, bu yavruda stres meydana gelir, özellikle 18 günlükten sonrasında ishal gözlemlenir.

Yılın hangi zamanında olunduğu koksidiyozisin gözlemlenmesi konusunda önemli rol oynar, ancak bu aşamayı etkileyen diğer faktörlere de bağlıdır. Geleneksel barındırma yöntemlerinin uygulandığı süreç yüksek risk taşır çünkü genç hayvanlar çoğunlukla bu süre boyunca oldukça zor şartlarda, etken popülasyonuna uygun koşullarda barındırılırlar.

Barınak tipleri ve binaların yapısı da koksidiyozis risklerini etkiler. Örneğin yataklık, etkenlerin yaşayabilmeleri için optimal nem, oksijen düzeyi ve sıcaklık sağlayabilmesinden dolayı büyük bir risk içerir. Binaların koşulları, eğer sıcaklık on beş dereceden yüksekse, nem %80’den fazla ve havalandırma yetersiz oranlardaysa koksidiyaların gelişimini destekleyici olabilir. İyi hijyene sahip ortamların oluşturulması gerekir ve yiyeceklerin dışkı ve su-yalaklar ile temaslarına dikkat edilmelidir.

Hayvanların sayısı ve yoğunlukları da koksidiyozisi etkiler. Barınaklar söz konusu olduğunda,  gruplardan oluşan hayvanlar tarafından bunların kullanımı, farklı yaştaki hayvanların bir arada yaşaması, gibi örnekler koksidiyozis için risk faktörleri oluştururlar.

Bu risk faktörleri, çayırda ve ahırlarda çok sayıda hayvan bulunmasından kuzuların üretiminde koksidiyozisin çok önemli bir problem olmasının sebebidir.

Pratik Tavsiyeler

Risk Faktörlerinin Kontrol Altına Alınması: Çiftlik hayvanı yetiştiricileri belirli risk faktörlerinden etkilenebilirler.

Çiftlik hayvanlarını yetiştirme faktörleri: Hayvanların sayısı, barınakta bulunan hayvanların yoğunluğu ve yem kalitesi çiftlik hayvanı yetiştiricileri tarafından geliştirilebilir. Fosfat preparatları dökülerek yataklıklar temiz ve kuru tutulmalıdır. Kondenzasyonu belirli limitlerde tutmak için iyi bir havalandırma sağlanmalıdır. Hayvanların yaşa göre gruplandırılmaları da enfeksiyonun yayılmasını sınırlandırmada etkili bir önlem olabilir.

Bakteri ve viruslar için kullanılan dezenfektanlar koksidiyalarda etkili değildir. Yalnızca fiziksel faktörler etkenleri yok edebilir.  Binalarda özellikle genç hayvanların ulaşabileceği bölgeler, yüksek basınç altında, kaynar sularla (120°C) yıkanarak dekontaminasyon edilebilir. Önceden kullanılmış olan tesisler çok iyi şekilde temizlenmelidir.

Koksidiyozisin kontrolünde, birkaç günden fazla süre ile sütten kesimlerin ve yem değişimlerinin kontrolü şarttır.

Sütten kesim sırasında ve sonrasında, 4 ile 7 hafta arasındaki hayvanların yaşamında belirli zamanlarda görülen diğer parazitlerin de bilinmesi gerekir. Parazit kontrolü, genç hayvanlarda özellikle koksidiyozisin stratejik açıdan kontrolünde görmezden gelinmemesi gereken bir noktadır.

Koksidiyozis enfeksiyonlarının sınırlandırılmasında da mera ve otlatma ile ilişkili faktörler gözden kaçırılmamalıdır.